"Yeni bir toplumun inşası ancak yeni bir bilincin inşası ile mümkündür." (M. İslamoğlu)
İnsana yapılan yatırıma ''peygamber yatırımı '' diyorum. Çünkü peygamberlerin tek yatırım aracı vardı: “İnsan”... Onlar yatırımlarını insana yapardı. Bu yüzdendir ki Nuh tufanından kurtarılacaklar listesinin başında kendilerine yatırım yapılan insanlar gelmekte idi. Musa peygamberin yaşadıkları, yatırım yapılmayan insanlardan hayır gelmeyeceğinin en tipik göstergesiydi. İsrail oğulları kıssasını biliyorsunuz. Hz. Musa öncülüğünde firavunun zulmünden kurtarılmış, çeşitli mucizelere şahit olmuşlardı. Fakat Hz. Musa'nın aralarından ayrıldığı ilk fırsatta, düşmanları olan firavun toplumunun tanrılarından birini temsil eden bir buzağı heykeli yaparak tapmaktan geri durmadılar. İşte bu imanı kurtlu nesildi. “Bize Allah'ı açıkça göstermedikçe sana asla inanmayacağız” diyenler. Men ve Selvaya şükredecekleri yerde soğan, sarımsak isteyenler. Özgürlüğü mercimek ve baklayla takas etmek isteyenler. Heykelini yüreklerine diktikleri düşman Mısır'ın tanrılarından ''Hotor''u simgeleyen ineği, kurban etmeleri emredilince “ yaşı kaç olsun”' “rengi nasıl olsun” “çifte koşulmuş mu olsun koşulmamış mı” diye işi sulandırmaya ve savsaklamaya çalışanlar. Özgürlükleri için bedel ödemeleri istenince “Sen ve Rabbin gidip savaşın, biz burada sizi bekliyoruz” diyecek kadar yüzsüzleşenler...
Hocamızın yukarıda alıntısını yaptığımız yazısında da vurguladığı gibi, Rabbimizin “Eşref-i Mahlukat” dediği ve “Ahsen-i Takvim” üzere yaratmış olduğu insanı, yaratılış amacı doğrultusunda yaşamasına destek olmak için varız.